KOCAELİ GERÇEK HABER SİTESİ -
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

“Kötülüğün Sıradanlığına” Karşı “Kötülüğün Erdemlileştirilmesi”

“Kötülüğün Sıradanlığına” Karşı “Kötülüğün Erdemlileştirilmesi”
  • 25.03.2015
  • “Kötülüğün Sıradanlığına” Karşı “Kötülüğün Erdemlileştirilmesi” için yorumlar kapalı
  • 1.003 kez okundu

Kendisinin ‘hiç kimseyi öldürmediğini bir Yahudinin ya da Yahudi olmayan birinin öldürülme emrini vermediğini’ söylemişti yargılandığı mahkemede. Yalnızca emir komuta zinciri dâhilinde üstlerinin emirlerini sorgusuz sualsiz yerine getirmişti. İktidara mutlak itaatle hizmet etmenin, insanlık suçu işlemeye kadar yolu olabileceğine tanık olmuştu insanlık, Eichmann Davasıyla.

Otto Adolf Eichmann, Alman Nasyonel Sosyalist Partisine iyi bir kariyer yapmak için girmiş, rejimin yönetmeliklerine uygun davranıp kendine bildirilen emirleri yerine getirme gayretiyle iradesini tamamıyla Nazizme teslim eden Führer’in emir erlerinden yalnızca biriydi. Kariyeri, büyük bir cinayete ortak olan katilliğiyle (her ne kadar kendisi katilliğini kabul etmese de) “parlamıştı”. Vazifesini iyi yapması Yarbaylık rütbesine kadar ilerlemesini sağlar. Nazi Almanyası’nın 8 Mayıs 1945 tarihli yenilgisinin ardından 1946 yılında gözaltına alındığı kamptan kaçıp Arjantin’e sığınır. Eichmann, 1960 yılında İsrail Başbakanı David Ben- Gurion tarafından Arjantin’den kaçırtılarak Alman Nazizimin Yahudi politikasında “Sürmek’’, ‘‘toplamak’’ ve ‘‘nihai çözüm” ile Yahudilerin imha edilmesi uygulamalarındaki rolü nedeniyle yargılanması üzerine İsrail’e getirilir. Kudüs Bölge mahkemesinde yürütülen dava, Eichmann’ın idamına karar vermesiyle sonuçlanır.

The New Yorker dergisi Otto Adolf Eichmann’ın yargılanma sürecini gözlemleyerek dergiye yazması için 20. Yüzyılın önemli düşünürlerinden Hanna Arendt’i görevlendirmiştir. Arendt, dava sürecini, Yahudi sorunu ve Antimesitizm ile ilgili görüşlerini önce The New Yorker’da yazar sonra da “Kötülüğün Sıradanlığı Adolf Eichmann Kudüs’te” (Eichmann in Jerusalem: A Report on the Banality of Evil) ismiyle kitaplaştırır.
Hanna Arendt, Eichmann için “fazlasıyla normal, ortalama, sıradan bir devlet memuru. Dünyanın en sıra dışı cinayetlerinden sorumlu olan bu adam, tüm bunları, olabilecek en sıradan güdülerle; iyi bir vatandaş olma isteği, terfi etme gayreti, görev duygusu ve nezih toplum inancıyla işlemişti. Eichmann’da ‘kötülük’ bir ihlal, bir yasa-tanımazlık ya da bir kural dışılık değil, tersine daha en başında yasaya boyun eğmekti” diyerek tüm bu durumları “kötülüğün sıradanlığı” kavramıyla tanımlar. Arendt, Eichmann’ın fanatik bir antisemit olmadığını da belirtir. Aklımı, vicdanımı kapatır vazifemi yaparım diyerek kitlesel cinayetlere ortaklık yapanların durumu gerçekten kötülüğün banalleşmesi olarak mı tanımlanır, tartışmak lazım. Çünkü birçok köşe yazarı Türkiye’de gerçekleşen her menfur olayda bu kavramı kullanmakta olduğunu görürüz. Buna karşılık S. Reicher ise ‘kötülüğün sıradanlığı’ değil ‘kötülüğün erdemleştirilmesi’ görüşünü öne sürer.

Eichmann’ın akıl tutulması yaşamasının ve vicdanının sesini duyamamasının sebeplerini görmek için Batının geçmişine bir bakmak gerekir. Yüzyıllarca medenileşmemiş(!) halklara, medeniyet götürdüğü(!) (kötülüğün erdemleşmesi) söylemiyle kolonyalist yapısına ve bu yapının kolonyalist ideolojisinde aramak gerekir kanımca. Batının tüm zenginliğinde tahakküm altına aldıkları ülkelerin yer altı yer üstü kaynaklarının sömürülmesi, onca halkların emeği, gözyaşı, katledilen cansız bedenleri, hayalete dönüştürülmüş özneleri yatar. Eichmann’ın yaptığı kötülüğü, kötülük olarak değerlendirememesinin ve vicdanının sesini duyamamasının altında da kolonyalist ırkçılığın toplumsal kolektif bilinçaltında ördüğü “tekinsiz ötekileri” yatar. E. Said’in belirttiği üzere “ Şarkiyatçılık nihai olarak gerçeklik hakkında tanıdık olan (Avrupa, batı, ‘biz’) yabancı olan (Şark, doğu ‘onlar’) arasında iki kutupluğu karşıtlığı geliştiren yapısıyla politik bir vizyondur.” Eichmann ve onun gibilerin ne yaptığını fark edemeyecek kadar aymazlaştıran da ‘biz’ ve ‘onlar’ çatlağında yetişmiş “kötülüğün erdemleşmesidir”.

‘Biz’ ve ‘Onlar’ ayrımıyla tahakküm altına aldıkları topraklarda yaşayan halklara yönelttikleri ırkçılık, kendilerine doğrulttukları silah olarak kendi kıtalarına dönmüş oldu aslında Nazizmle. Hitler’i yalnızca Alman politikacı olarak sınırlandırmamak gerekir. Hitler, tüm Kolonyalist batı ideolojisinden doğmuş bir politikacıdır.

Özelde Eichmann’a genelde ise kitlesel cinayetleri işleyenlerin aslında gerçekleştirdikleri eylemi gerçek anlamıyla kötülük olarak kabul etmediklerini, “kutsal” ilan edilen mutlak haklılığına inanılmış bir davanın zaferi için her şeyin ve her yolun mubah olduğuna inanmış kişiler olduğuna tanık oluruz. Eichmann’ın mutlak itaatini yaratan iktidara mutlak inanmasındandır. İnsan hayatının kutsallığı yerine davanın kutsallığı geçmiştir. Ne Eichmann ne de kitlesel cinayetleri işleyenler kendilerini ne suçlu görmüşlerdir ne de yaptıklarından asla pişmanlık duymuşlardır.

İnsanlık dışı uygulamalardan, cinayetlerinden asla pişman değiller!
“Yaptıklarımız suç değildi, pişman değilim” diyordu 12 Eylül Faşizmin bir derecede yetkili paşası Kenan Evren savunmasında ve ekliyordu “bugün olsa aynı şekilde ihtilal yapardık.” 299 kişinin yaşamını yitirmesinden, 144 kişinin kuşkulu bir şekilde ölmesinden, 14 kişinin cezaevlerindeki kötü muamelelere karşı başlattıkları açlık grevinde ölmesinden, 16 kişinin “kaçarken” vurulmasından, 95 kişinin “çatışmada” ölmesinden, 50 kişinin idam edilmesinden, 30 bin kişinin “sakıncalı” görüldüğünden işten atılmasından, 650 bin kişinin gözaltına alınmasından, 1 milyon 683 bin kişinin fişlenmesinden, açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılanmasından, göz altılarda, cezaevlerinde insanlık dışı uygulamalarından, demokrasiyi felç etmesinden, bu ülkenin geleceğini yok etmesinden pişman değilmiş Evren Paşa. Neden pişman değildir? Çünkü tüm bu kötülükleri kutsal saydığı devletin bekası için yapmıştır. Devletin bekası için her yol mubahtır diyeceklerin sayısının azımsanmayacak kadar olduğunu 1982 anayasası referandum sonucuna bakarak anlayabiliriz. Yüzde 91.37 oyuyla kabul edildi. Bu bir nokta da şu da demek %91.37 kötülüğü erdem farz etmişlerin oranı.

Olası can kayıplarını önlemek için 143.124 kişinin ölmesine ‘hizmet’ etmek!
‘Hiçbir pişmanlık duymadım, bombanın atılmasıyla olası bir Japon saldırısı sonucu ülkesinde meydana gelebilecek büyük can kayıplarının önlendiğini’ söylemişti 9 Ağustos 1945’te Nagasaki’ye bomba atan ‘Bockscar’ B-29 Superfortress tipi uçağın yardımcı pilotu olan Charles D. Albury. 143.124 kişinin ölmesine ‘hizmet’ etmiş Albury “erdemleşen kötülük” ile vicdani sorumluluğunu bertaraf etmektedir.

Yığınlarca örnekler verilebilinir; ancak tamamının arka planında yatan Arendt’in ‘kötülün sıradanlığı’ değil Reicher’ın ‘kötülüğün erdemleştirilmesi’ kavramının doğruluğunu görürüz.

CHP “İSTİFA” dedi…
Ankara’da 9 kişinin yaşamını yitirmesine neden olan tren kazasıyla ilgili  bir gazetecinin sorusuna “Sinyalizasyon sistemi demir yolu işletmeciliği için olmazsa...
CHP Üst düzeyden Mehmet Tüm’ü ziyaret ederek VEFA’ya VEFA gösterdi…
CHP’den VEFA’ya  VEFA… Eski Balıkesir CHP milletvekili ve PM üyesi Mehmet Tüm 19 Kasım 2018  sabah saatlerinde CHP Edirne milletvekili ...
MHP Gebze Belediye Başkan Adayı Serap Çakır :  Üç hilalli bayrağımızı Gebze Belediyesi’ne dikeceğiz,Gebze kazanacak.
MHP Gebze Belediye Başkan Adayı Serap Çakır, partililer tarafından meşalelerle karşılandı. MHP Gebze Belediye Başkan Adayı Serap Çakır, Beylikbağı Bölge Başkanlığı...
Yargıtay, ‘kadının o saatte ne işi var’ savunmasına indirim yolunu kapattı..
Yargıtay 14’üncü Ceza Dairesi, halk otobüsüne 23.00’te binen kadına tecavüz edip çıplak fotoğraflarıyla tehdit eden şoför İbrahim Tuncay’a verilen 34...
Bilim insanları yaşlanmaya çare arıyor.Peki insan ömrü ne kadar uzatılabilir?
Dünyanın her köşesinde bilim insanları yaşlanmaya çare arıyor.Bunun için üç boyutlu yazıcılarda organ üretiminden vücuttaki mikrobiyomu değiştirme yoluyla yaşlanmayı önlemeye...
Gürsel Tekin : Kesinlikle Kazanıyorum,iddiam somut verilere hesaplara dayanıyor…
CHP ile İYİ Parti’nin yerel seçimlerde işbirliği için el sıkışmasının ardından gözler CHP’nin İYİ Parti’nin aday çıkarmayacağı Ankara ve İstanbul’da...
Başka bir ülkeye göç etmek isteyenlerin oranı artıyor..
  Avrupa’da 2015 yılında göçmen krizinin ortaya çıkması birçok ülkede derin siyasi çalkantılara yol açtı. Özellikle Almanya ve Avusturya’da göçmen...
Almanya’da 2018  yılın ilk 9 ayında Müslümanları hedef alan 578 suç işlendi, 40 kişi yaralandı
Almanya’da 2018’in ilk dokuz ayında Müslümanları hedef alan 578 suç işlendiği ve 40 kişinin yaralandığı bildirildi. Suçlar arasında yaralamanın yanı...
Kemal Kılıçdaroğlu, Flormar işçilerini ziyaret etti : Kadınlar bir şeye itiraz ediyorlarsa, mutlaka sonucunu alırlar..
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sendikalı oldukları gerekçesiyle işten çıkartılan ve 213 gündür fabrika önünde eylem yapan işçilere destek ziyaretinde...
Merkez Bankası faiz indirimine gitmedi.!!
Merkez Bankası, yılın son PPK toplantısında faizlere dokunmadı. DW Türkçe’ye konuşan uzmanlara göre, MB bu adımıyla hükümet açıklamalarının aksine enflasyonda...
Bahçeli : Kazaya neden olan hususlar açığa çıkarılsın..
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ankara’daki tren faciasıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Twitter hesabından açıklamalarda bulunan Bahçeli şunları kaydetti: “Bugün sabah erken saatlerde...
Kılıçdaroğlu gününü işçilere ayırdı,önce DİSK ardından Gebze’de…
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bugün Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nu ve Flormar işçilerini ziyaret edecek. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu 13...
Pentagon : Fırat’ın doğusuna yapılacak herhangi bir askeri harekat kabul edilemez…
ABD Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Suriye’nin kuzeydoğusuna yönelik tek taraflı herhangi bir askeri harekatın endişe verici ve kabul edilemez olduğu...
Akşener-Kılıçdaroğlu anlaştı :Türkiye  Bahar’ı yakalayacak,güzel şeyler olacak…
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ortak açıklama yaptı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu...
Savaş “sağlık sorunudur”diyen  hekimler,hakim karşısına çıkacaklar…
TSK’nın Afrin operasyonu sırasında “Savaş bir halk sağlığı sorunudur” açıklamaları nedeniyle haklarında dava açılan TTB yöneticileri 27 Aralık’ta hakim karşısına...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ