KOCAELİ GERÇEK HABER SİTESİ -
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

Samir Amin:siyasal İslam’ın Türkiye ve Ortadoğu’da ömrü uzun değil…

Samir Amin:siyasal İslam’ın Türkiye ve Ortadoğu’da ömrü uzun değil…
  • 04.09.2016
  • Kapalı
  • 239 kez okundu

 

samir Amin birgün’e konuştu…

Marksist düşünür Samir Amin ‘ılımlı’ ve ‘radikal’ İslamcı diye bir ayrım olmadığını anlatırken koşullar dayatırsa AKP’nin iktidarı bırakmamak için IŞİD’leşebileceğini söylüyor. Amin’e göre siyasal İslam’ın Türkiye ve Ortadoğu’da ömrü uzun değil

Yazdığı onlarca kitap ile siyaset iktisadı ve Marksist literatüre önemli katkılarda bulunan Samir Amin’in Modernite, Demokrasi ve Din adlı kitabı Yordam Kitap tarafından yayınlandı. Amin bu kitapta Siyasal İslam üzerine yazdıklarıyla hem Türkiye hem de Ortadoğu’da yaşanan gelişmeleri yorumlamayı kolaylaştırıyor. Amin, Ortadoğu’da ve Türkiye’de kısa vadede Siyasal İslam’ın yenileceğini söylerken “Bu yüzden AKP çok endişeli. Bu yüzden Erdoğan tüm iktidarı kendine bağlayacak bir anayasa değişikliği istiyor. Çünkü sonunun geldiğini görüyor” diyor.

Dün (3 Eylül) 85. yaşını kutlayan Samir Amin ile Türkiye’nin içinde bulunduğu koşullar, siyasal İslam’ın geleceği ve kapitalizmle ilişkisi üzerine konuştuk:

» Kitabınızda Rönesans ile, Müslümanların “öze dönüş” politikası olarak tanımladığınız Nahda’yı karşılaştırırken siyasal İslamcıların, moderniteyi tanımlayan “gelenekten kopuşu” gerçekleştiremediği için başarısız olduğunu, laiklik ve demokrasinin önemini anlamadığını anlatıyorsunuz. Bu kopuşun gerçekleştirilememesinin nedeni olarak neyi görüyorsunuz?

Burada dikkat çekmek istediğim ilk nokta şu: Avrupa’ya baktığımızda Rönesans kapitalizmin koşullarını hazırlayan bir olgu değildi. Aksine, ortaya çıkmakta olan kapitalizm Rönesans’ın oluşmasına yol açan, tarihi ve dinleri yeniden okumanın mümkün olduğu o atmosferi yaratmıştı.

Oysa Doğu ülkeleri böyle bir süreci yaşamadı. Bizler hâlâ kapitalizm öncesi bir süreçteydik. Bu yüzden değişim ihtiyacı iç dinamiklerden değil, dış dinamiklerin yol açtığı bir şoktan oluştu: Avrupa’nın ilerlemesinin Doğu’da yarattığı şok. Doğu ülkeleri olarak Avrupa’ya çok yakınız, tarihi ve ticari ilişkilerimiz çok fazla. Bu yüzden Osmanlı halkları için Avrupa’nın hızla güçlenmesi, bizden daha güçlü hâle gelmesi büyük bir şok oldu.

Bunun üzerine Doğu’daki yöneticiler Avrupa’nın nasıl böyle güçlü olduğunu incelemeye başladılar ama bunun nedenini kesinlikle anlamadılar. Avrupalıların “eski köklerine” geri döndüğünü ve bu yüzden geliştiklerini düşünerek kendileri de aynısını uygulamaya çalıştılar. Oysa durum bunun tam tersiydi: Feodalist kökleriyle olan bağları kestikleri için güçlendiler.

» Bu yüzden Rönesans’ın (yeniden doğuş) aslında nesans (doğuş) olarak tanımlanması gerektiğini söylüyorsunuz. Peki Doğu neden bunu yanlış anladı?

Çünkü toplumlarımızda kapitalizme dair herhangi bir öğe yoktu. İnsanların bu soruyu düzgün bir şekilde sorup değerlendirebilecek durumu yoktu. İnsanlar toplumlarının yapı taşlarını ancak içlerinde bulundukları koşullar kendilerine dayattığı zaman sorgulamaya başlar.

» İslam’ın kendisinin “gelenekten kopuş” için bir engel oluşturmadığını da söylüyorsunuz…

Kesinlikle. Avrupa ülkelerinin ve bizim ülkelerimizin tarihsel gelişimlerindeki farkı Hıristiyanlık ve İslam arasındaki farkla açıklamak tam bir saçmalıktır. İslam aynen Hıristiyanlık veya herhangi bir din gibidir. Önemli olan koşulların toplumlara neyi dayattığı, değişimi dayatıp dayatmadığıdır.

Söylem değişikliği inandırıcı değil

» Son dönemde İslamcı hareketlerden dikkat çeken laiklik açıklamaları geldi. Tunus’ta Nahda’nın lideri Gannuşi laikliği benimseyen bir konuşma yaparak “Artık Siyasal İslam’ı bırakıp Demokratik İslam’a geçiyoruz” dedi. Kısa süre sonra Mısır’daki Müslüman Kardeşler’in Şûra Konseyi üyesi Cemal Haşmet “Müslüman Kardeşler üyeleri artık dinî ve siyasi faaliyetlerin ayrılması noktasında fikir sunuyor” açıklamasında bulundu. Bu İslamcı hareketlerin gerçekten değişmeye başladığını düşünüyor musunuz?

Bu söylem değişikliği kesinlikle oportünizmdir, katıksız bir yalandır. Bu yalanı da bilinçli olarak söylüyorlar. Çünkü Mısır’da 1 yıllık Mursi hükümeti döneminde de gördüler ki Siyasal İslam ile halk mutlu olmuyor, halkın gerçek sorunlarına çare üretemiyorlar. Halkın gerçek sorunu din değil işsizlik, eğitim, sağlık vs. Bunlara saf bir şekilde oy veren insanlar da artık bunları kabul etmiyor. Bu yüzden söylemlerini değiştirmek zorunda kaldılar. Bu tam bir oportünizmdir. Asla din ile siyaseti ayırmak gibi bir niyetleri yok.

Siyasal İslamı ilerici güçler yenecek

» Siyasal İslam’ın kısa vadeli (5-10 yıl) geleceğinde neler öngörüyorsunuz?

Kesinlikle tamamen yenilmiş olacaklar. Buna Suudi Arabistan ve Katar gibi birkaç ülke istisna olabilir. Türkiye’de de yenilmiş olacaklar. Bu yüzden AKP çok endişeli. Bu yüzden Erdoğan tüm iktidarı kendine bağlayacak bir anayasa değişikliği istiyor. Çünkü sonunun geldiğini görüyor.

» Siyasal İslamcıları yenecek özne kim olacak? Baas benzeri siyasal hareketler mi, mevcut veya yeni ortaya çıkacak sol hareketler mi?

Kimlerin yeneceği her ülkenin iç dinamiklerine göre değişir. Ama bu bahsettiğiniz yapıların bir karışımıyla yenileceklerin düşünüyorum.

Çünkü halklar Siyasal İslamcılardan bıktı. Suriye’de IŞİD’den veya Mısır’da Müslüman Kardeşler’den kurtulanlara bakın: Herkes seviniyor, “Oh be, gitti şu herkesi öldüren çirkin, sakallı adamlar” diyor.

Ama bu yeterli değil. Yerlerine gelecek alternatif ne olacak? Bu çok karışık, karmaşık, kendi iç çelişkilerini barındıran ve limitleri olan bir alternatif olacak.

Örneğin Türkiye’de eski Kemalistler ile gelişmekte olan yeni hareketler, Kürt yanlısı dense de aslında sadece Kürt yanlısı değil aynı zamanda demokrasi yanlısı olan ve son seçimde geniş bir destek alan HDP bunun içinde olacaktır. Türkiye’yi yalnızca ilerici ve demokratik güçlerin bir ittifakı kurtarabilir AKP’den.

Radikaller ile ılımlının farkı yok

» Kitabınızda ‘ılımlı’ ve ‘radikal’ İslamcı diye tanımlanan siyasal hareketlerin özünde birbiriyle aynı olduğunu yazdınız. Bunu biraz daha açıklayabilir misiniz? Örneğin IŞİD, Hamas ve AKP’nin özünde bir farkları yok mu? Eğer özünde farkları yoksa, bu tür İslamcı örgütlerle mücadelenin ortak yönleri ne olmalı?

Radikal İslamcı denen IŞİD ile ılımlı İslamcı denen AKP özünde aynıdır. AKP yalnızca Türkiye’deki koşullar bunu dayattığı için IŞİD’e göre daha toleranslı davranıyor. Ilımlı Siyasal İslam diye bir şey yoktur, tüm Siyasal İslamcılar özünde aynıdır. Hepsi İslamın en ilkel ve gerici yorumu olan Vahhabilikle ilişkilidir. Osmanlı sultanları veya Mısır’da Kavalalı Mehmet Ali bunun yüzyıllar önce farkına varmış ve bu anlayışla mücadeleye başlamıştır.

Fakat Amerikan diplomasisi, kendi siyasal stratejileri çıkarına Siyasal İslamcıları “radikal” ve “ılımlı” diye ikiye ayırıyor. Sanki bir tarafta vahşi IŞİD, diğer tarafta “demokratik olma potansiyeli bulunan” AKP, Müslüman Kardeşler vs. varmış gibi. Bu tuzağa kesinlikle düşmemeliyiz. Bu, kendi çıkarları için bazı Siyasal İslamcı hareketlere verdiği desteği meşrulaştırmak isteyen ABD propagandasının tehlikeli bir uydurmasıdır.

Suriye’de olanlara bir bakın! Batı, ABD ve Fransa El Nusra’yı destekliyor! Nusra El Kaide’nin bir koluydu, IŞİD’den bir farkı yoktur. Bunlar için “iyi, demokratik hareket” diyorlar. Bu kabul edilemez, en az diğerleri kadar kötüdür ‘ılımlı’ dedikleri.

Bu yüzden AKP’yle, IŞİD’le, hepsiyle mücadele etmeliyiz. Tabii ki mücadele yöntemleri farklı ülkelerdeki durumlara göre farklılık gösterir. Örneğin Suriye’de IŞİD’e karşı silah olmadan mücadele etmek mümkün değil ama AKP’ye karşı siyasal yollardan bir mücadele yürütülebilir.

» Eğer özlerinde aynı olduğunu söylüyorsanız gerekli koşullar oluştuğunda AKP IŞİD’leşebilir, IŞİD de AKP’leşebilir demektir…

Evet, kesinlikle öyle. AKP gücü ellerinde tutmak için daha da vahşileşebilir.

Demokratik Türkiye’de çözüm zor olmazdı

» AKP iktidara geldikten sonra iktidarı kaybetmemek için elinden gelen her şeyi yaptı. Medyayı sermaye ilişkileri aracılığıyla kontrol altına aldı, devlet televizyonlarını muhalefete kapattı, karşısında duran büyük iş gruplarını sindirdi… Buna rağmen 7 Haziran’da Meclis’teki çoğunluğu kaybetti fakat iktidarı bırakmamak için savaş ve katliamlarla dolu bir sürecin kapısını açtı. AKP’nin bir gün iktidardan inmesinin nasıl mümkün olacağını düşünüyorsunuz?

Söyledikleriniz, maalesef, kesinlikle doğru ve sadece bu bile AKP’nin demokrasiyle ilgisi olmadığını gösteriyor. AKP mutlak güç sahibi olacağı ve sonsuza kadar iktidarda kalacağı rejimi kurmak için seçimleri bir araç olarak kullanıyor. İktidarı kaybetmektense ülkeyi iç savaşa sürüklemeyi tercih edecek bir parti ne yazık ki. Tek umursadıkları şey iktidar ve onun için her şeyi yaparlar – buna iç savaş çıkarmak da dahil.

Şimdi de Kürt meselesini kullanıyorlar. Demokratik bir Türkiye’de Kürt meselesinin çözülmesi kesinlikle zor olmazdı. Yoksa bir devlet içinde neden 2 ayrı dil konuşan 2 halk yaşayamasın? Fakat Türkiye’de, maalesef, Atatürk de dahil olmak üzere egemenler ve egemen sınıflar asla demokratik olmadı. Türkiye’nin geleceğinin demokrasiye muhtaç olduğunu, dolayısıyla Kürtlerin haklarının tanınması gerektiğini anlayamadılar.

» Türkiye halklarına bir mesajınız var mı?

Yaşasın dayanışmamız, Türkler, Kürtler ve Araplar olarak Siyasal İslam’a ve emperyalizme karşı ortak mücadelemiz!

***

‘İslam dünyası liderliği’ gerçek dışı

» AKP’nin Orta Doğu ile ilişkisini ve “İslam coğrafyasının lideri” olma söylemini nasıl değerlendiriyorsunuz?

AKP’nin Orta Doğu’ya bakışı önemli bir problem. Ben AKP’yi gerici, diktatörlük hedefleyen ve bunu kendi çıkarı için hedefleyen bir örgüt olarak tanımlıyorum.

Türkiye’nin “İslam coğrafyasının lideri olma” iddiası kesinlikle gerçeklik dışı, üstelik Türkler ve Araplar için de tehlikeli bir söylem. Bu, yeni-Osmanlıcı alt emperyalizmdir ve amacı da Amerikalıların manipülasyonu ve hegemonyasıdır.

Erdoğan’ın doğru bir tercih yaptığını söyleyemem. Türkiye için doğru tercih, iktidarda kim olursa olsun, NATO’dan ayrılmak ve AB üyesi olma hayalinden vazgeçmektir. Türkiye bir Doğu ülkesi olduğunu kabul etmeli. Doğu ülkesi olmasının nedeni Müslüman nüfusu olması değil, kapitalizmin çevre ülkesi olmasıdır. Türkiye Batılı emperyalist ülkelerin boyunduruğu altındadır. Bu yüzden Türkiye halklarının ve demokrasisinin geleceği Araplarla dayanışma ve kardeşliktir. Emperyalizme ve ve onun ittifaklarına , Siyasal İslama karşı birlikte mücadele etmeliyiz.

***

İkisinin de birbirine ihtiyacı var

» İslamcılık ve kapitalizme yönelik şu ifadeleri kullanıyorsunuz: “Siyasal İslam, son tahlilde kapitalist kompradorlaşmaya uyum sağlamaktan başka bir şey değil. (…)”. Bu durumda, küresel kapitalizm var oldukça Siyasal İslam da var olmaya devam edecek mi?

Küresel kapitalizm sürdüğü sürece Batılı güçler manipülasyonlarına devam edecek ve Siyasal İslam’ın varlığını sürdürmesini isteyecek. Biliyorsunuz, küresel kapitalizm ve Siyasal İslam partnerlerdir. Meşruiyet sağlamak için ikisinin de birbirine ihtiyacı var. ABD ve Avrupa’daki egemen sınıfların terörizme ihtiyacı var. Çünkü terörizmin yarattığı atmosfer sayesinde politikalarını ve güçlerini meşrulaştırıyorlar.

Etiketler: / / /

Kılıçdaroğlu İktidara 2200 gol attı:CHP’li belediyelerde asgari ücret 2 bin 200 TL olacak.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçaroğlu TBMM’de bütçe görüşmelerinde yaptığı konuşmasında 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren bütün CHP’li belediyelerde asgari ücretin...
Emin Çölaşan ve Necati Doğru’nun da aralarında bulunduğu 5 kişi hakkında ‘FETÖ’ye üye olmamakla birlikte örgüte yardım’ suçlamasıyla 15 yıla kadar hapis istemi…
Sözcü gazetesi yazarları Emin Çölaşan ve Necati Doğru ile gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Metin Yılmaz’ın da aralarında bulunduğu 5 kişi...
TBB, İnsan Hakları Onur Ödülü’nü Tahir Elçi’ye verdi…
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, İnsan Hakları Onur Ödülü’nün Tahir Elçi’ye verilmesinin kararlaştırıldığını duyurdu. Türkiye Barolar Birliği (TBB) tarafından...
İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri : Türkiye’de artık koruncak değil kurulacak bir demokrasiden bahsediyoruz.
İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri ‘Olağanüstü Koşullarda Yerel Seçim ve Demokrasi’ başlıklı panelde ittifak olanaklarını değerlendirdi. Emek ve demokrasi güçlerinin...
Meral Akşener : Her seçim yaklaştığında, sandıktan ‘başörtüsü’ tartışması çıkarmaktan vazgeçin.
AKP’nin her seçim Öncesi alevlendirmeye çalıştığı ‘başörtü’ tartışmasına İYİ Parti lideri Akşener’den ‘Kadınlarımızdan ve başörtüsünden elinizi çekin’ uyarısı geldi.  ...
Saadet Partisi:Üretim ekonomisi ile, Asgari ücret yoksulluk sınırına çıkarmak mümkün…
İstanbul’daki bir toplantıda konuşan Karamollaoğlu, “Asgari ücretin kademeli olarak yoksulluk sınırına çıkarılması gerekiyor. Ekonomimiz üreten bir hale gelirse, bu da birkaç...
MHP 12’si il olmak üzere 152 adayını daha açıkladı..
MİLLİYETÇİ Hareket Partisi (MHP) 12′si il olmak üzere 152 belediye başkan adayını daha açıkladı. Buna göre MHP’nin 31 Mart 2019...
Sezgin Tanrıkulu:16 yıllık Ak Parti iktidarının oldukça kabarık ve karanlık olan “Hak İhlalleri Karnesi”ni çıkarttık…
CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu‘nun hazırladığı “AKP İktidarının Hak İhlalleri Karnesi” isimli raporuna göre 2002- 2018 yılları arasında 47 bin 910 kişinin...
Kadir Gökmen Öğüt: Kadıköy‘ ün Her köşe başının sanat yeri olduğu bir ilçe hayalim…
  Kadıköy, kültür ve sanatla anılacak CHP Kadıköy’den başkan aday adayı eski vekil Öğüt, ‘Yaşanabilir Kadıköy’ hedefiyle kampanya yürütüyor.  ...
TÜSİAD : Reel sektör önünü göremiyor. Eğer iflaslar başlarsa durum daha da kötüye gider..
TÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan, “Konkordato ilan eden şirketlere her gün bir yenisi ekleniyor. Moraller bozuluyor. Reel sektör...
ABD’nin eski Dışişleri Bakanı Rex Tillerson,Trump’ı anlattı:Disiplinsiz, okumayı sevmeyen….
Amerikan CBS televizyonuna konuk olan eski bakan, gazeteci Bob Schieffer’e Trump’ı anlattı. ABD’nin eski Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, ABD Başkanı...
Erdoğan’dan ‘Sarı Yelekliler’ eleştirisi: Avrupa demokrasi ve insan hakları dersinden sınıfta kaldı..
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransa’nın başkenti Paris başta olmak üzere üç Avrupa kentinde düzenlenen Sarı Yelekliler protestolarına ilişkin açıklamasında Avrupa...
Bugün yapılan seçimde 18 yıldır CDU liderliğini yürüten Merkel’in yerine seçilen AKK’i  tanıyalım…
Almanya’daki 18 yıldır Angela Merkel’in liderliğinde bulunan Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisi bugün yeni lideri olarak Annegret Kramp-Karrenbauer’i seçti. Adının...
CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan: İş adamlarımız intihar ediyor,Fabrikalar tek tek kapanıyor.
CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan: İş adamlarımız intihar ediyor,Fabrikalar tek tek kapanıyor. CHP KOCAELİ MİLLETVEKİLİ TAHSİN TARHAN: BURSA‘DA “EKONOMİK KRİZ’İN...
Dünyada ilk:Tüm toplu taşıma araçları yazdan itibaren ücretsiz olacak..
Lüksemburg, dünyada toplu taşıma araçlarının tamamen ücretsiz olduğu ilk ülke unvanını alacak. Ülkede, önümüzdeki yazdan itibaren bütün tren, tramvay ve...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ